"ARTIK YETER" DİYEREK BÜYÜK MENDERES İÇİN EL ELE VERDİLER

Büyük Menderes İnsiyatifi adı atında bir araya gelen Afyon-Uşak-Denizli-Muğla ve Aydın illerindeki çevre dernekleri üyeleri, Büyük Menderes Havzasını yaşanılır hale getirmek için basın açıklaması yaptı ve imza kampanyası başlattı.

"ARTIK YETER" DİYEREK BÜYÜK MENDERES İÇİN EL ELE VERDİLER

Afyon’da doğup Söke’de denize kavuşan Büyük Menderes Nehri Türkiye’nin 3’cü en kirli nehri. Bu kirliliğe bağlı olarak Büyük Menderes Havzasında ciddi boyutta Ekolojik-Ekonomik-Sağlık problemleri yaşanıyor. Şimdi de bu kirlik üzerine Büyük Menderes Nehrinin kuruması gündeme geldi. Bu havzada su yoksa hayat da olmayacak. Büyük Menderes İnsiyatifi adı altında bir araya gelen Afyon-Uşak-Denizli-Muğla ve Aydın illerindeki çevre dernekleri Büyük Menderesin bu durumuna sessiz kalmadı. Büyük Menderes Havzasını yaşanılır hale getirmek. Bu amaçla pek çok etkinlik yapılmasına karar veren çevreciler, ilk olarak dört ilde eş zamanlı basın açıklaması ve imza kampanyası başlattı. 

Bu kapsamda Germencik Çevre ve Doğa Derneği, Kızılcaköy Derneği, Aydın Ekoloji ve Yaşam Platformu üyeleri Büyük Menderes Nehri'ndeki kirliliğe karşı harekete geçti. Aydın Atatürk Kent Meydanında toplanan çevreciler burada yaptıkları basın açıklamasının ardından imza kampanyası başlattı. Büyük Menderes İnsiyatifi adına açıklamayı Germencik Çevre ve Doğa Derneği Sözcüsü Dr. Metin Aydın yaptı. Büyük Menderes Nehrinin kirlilik sorununa dikkat çeken Aydın, “Büyük Menderes Nehri yok oluyor, sessiz kalmayalım!” çağrısı yaptı. Etkinliğe Zeybekgücü Spor Kulübü üyeleri de destek verdi.

Atatürk Kent Meydanında toplanan çevrecilere seslenen Dr. Metin Aydın şunları kaydetti:

“Batı Anadolu’nun en uzun nehri 584 kilometrelik yolculuğuna Afyon’un Dinar ilçesinden başlar, Denizli ve Aydın’dan geçerek Ege Denizi’ne dökülür. Nehir; Uşak, Isparta, İzmir, Aydın, Kütahya ve Muğla’dan katılan kollarla birlikte daha da zenginleşir. Yüksek dağlardan ovalara kıvrılan nehir havza boyunca birçok farklı yaşam alanının oluşumuna kaynaklık etmiştir. Ormanlar, makiler, sulak alanlar gibi biyolojik çeşitlilik ve sunduğu ekosistem nedeniyle tarımsal üretimde önemli bir çeşitlilik yaratmıştır.

ÜLKEMİZ İÇİN BÜTÜK ÖNEM TAŞIYOR

Büyük Menderes Havzası 3,5 milyonluk nüfusu ile ülkemizin en kalabalık havzalarından biridir. Pamuk, zeytin, incir, kestane, buğday, mısır, ayçiçeği, nar, kiraz, üzüm en yaygın yetişen tarımsal ürünlerdir. Havza, ülke için endüstriyel tarımda ekonomik olarak büyük önem taşımaktadır.

Havza, üzerinde sanayileşmenin artmasıyla birlikte nehrin kaderi değişmiş, nehir hızlıca kirlenmeye, tükenmeye başlamıştır. Bugün havzada su kaynakları; miktarı ve kalitesi açısından birçok sorunla karşı karşıyadır. Orman ve Su İşleri Bakanlığının raporlarında havzadaki su kitlesinin risk altında olma oranı 2018 yılı rakamlarıyla %85 olarak açıklanmaktadır.

BÜYÜK MENDERES KİRLETİLİYOR

Büyük Menderes Nehri yıllardır evsel atık sular, sanayi kuruluşlarında oluşan endüstriyel atık sular, yanlış gübre ve pestisit kullanımı, jeotermal akışkanlar, zeytin karasuyu ve maden atıkları nedeniyle kirletilmektedir.

Bu kirliliğe bağlı olarak nehir Türkiye’nin en kirli 3. nehri durumundadır. Su kalitesi, tarımsal sulamada kullanılmaması gereken ‘4. sınıf su’ haline gelmiştir. Nehir adeta ‘atık alıcı ve atık taşıyıcı ortam’ olarak işlevini sürdürmektedir.

EKOLOJİK YIKIM HIZLANDI

Büyük Menderes Nehri kirlenme dışında ayrıca büyük bir sorunla da karşı karşıyadır. İklim değişikliği ve buna bağlı yaşanan kuraklık yüzünden çölleşme süreci hız kazanmıştır. Toprakların kentleşmeye, yapılaşmaya, sanayileşmeye, otoban yapılarına açılması tarım dışı alan kullanımını arttırmış, sulak alanların azalması ve kirlenmesi sonucunu doğurmuştur. Neredeyse her çay ve derenin üzerine gölet ve baraj kurulması, ormanların azalması, maden sahalarının artması, karbondioksit salınımına sebep olan jeotermal santrallerin aşırı miktarda yapımı ve hiçbir kurala uymayan çalışmaları havzada ekolojik yıkımı çok hızlandırmıştır.

BÜYÜK MENDERES KURUYOR

Havzada kuraklığın artışında suların azalması ve sıcaklık artışı etkili olmaktadır. Büyük Menderes Nehrinin kuruması demek havzada tarımın, tarıma dayalı sanayinin ve canlı yaşamının yok olması, havzanın çölleşmesi anlamına gelmektedir. Nehirde su seviyesi ciddi olarak azalmış, neredeyse ortadan kalkmıştır. Nehir yatağından sadece arıtılmamış endüstriyel ve kentsel atık sular akmaktadır. Tarımsal faaliyet her geçen gün daha da zorlaşmaktadır.

ARTIK YETER!

Büyük Menderes Havzasında bugün yaşanan kirlilik ve kuraklık, yaşamla bağdaşmamaktadır. Sürdürülebilecek hiçbir yanı yoktur. Acilen harekete geçilerek ciddi bir duruş sergilenmelidir.

Kentsel ve endüstriyel atık su kaynakları denetlenmeli ve izlenmelidir. Arıtma sistemleri kapasite ve içerik yapısı olarak yeniden dizayn edilmeli, jeotermal santrallerin olumsuz etkilerine deşarj facialarına acilen çözüm getirilmelidir. Ortak su yönetim politikaları benimsenmeli, çiftçiler bilinçlendirilmeli, vahşi sulama yöntemleri bırakılmalıdır. Kaçak ruhsatsız kuyular acilen durdurulmalı, su kaynakları ve sulak alanlar korunmalı, su yönetiminde çok başlılığa son verilmelidir. Nehrin kurumasını önlemek amacıyla nehrin besleyici kolları üzerine göl, gölet, baraj, HES yapılmasına asla izin verilmemelidir.

İMZA KAMPANYASI BAŞLATTIK

Havzanın tamamında susuzluktan kaynaklanan yanlış su yönetimi sonucunda oluşmuş tarımsal zarar ve ziyanın tespit edilmesi bununla birlikte tazmin koşullarının yaratılması sağlanmalıdır.

Burada sıraladığımız tüm önlem ve önerilerimizin gerçekleşmesi doğrultusunda büyük tehlike altında olan canlı yaşamının yeniden canlandırılması amacıyla yaygın bir imza kampanyası başlatmış bulunmaktayız.

YASAL DÜZENLEME YAPILMASINI TALEP EDİYORUZ

Aşağı ve Yukarı Menderes Havzasında köy köy dolaşarak, kapı kapı giderek imzaları toplayacağız. Bölgenin tamamında tüm il, ilçe, köy ve beldelerden; nehrin tek tek tüm komşularından imza talep ediyoruz. 13 Temmuz 2021 tarihinde başlatmış olduğumuz bu kampanya doğrultusunda TBMM’de bir komisyon oluşturulmasını, “Büyük Menderes Nehrinin Kurtarılması Acil Eylem Planı” adıyla yasal düzenlemelerin yapılmasını talep ediyoruz.

ÇARESİZ OLMAYACAĞIZ!

Bugünden itibaren başladığımız bu kampanya ile canlı yaşamını sonuna kadar savunacağımızı, Büyük Menderes Nehrinde yaşam hakkı ihlallerine her zaman karşı duracağımızı bir kez daha bildirmek istiyoruz. Yasa ile düzenleme yapılıncaya ve önlemler tek tek uygulanıncaya kadar Büyük Menderes’te suyun, ağacın, toprağın, doğanın savunucusu olacak, talan ve kirlenmenin her daim karşısında duracağız. Büyük Menderes Havzasında kuraklık ve kirlilik kader değildir. Çaresiz olmayacağız! Doğanın tüm güzelliklerini havzada yeniden yeşertebilmek için tüm kapıları birer birer çalacağız.

Yapılan açıklamadan sonra bazı vatandaşlar imzalarıyla kampanyaya destek verdi. Dr. Metin Aydın, Kurban Bayramı sonrası Atatürk Kent Meydanında stand açacaklarını belirterek, vatandaşlardan imza kampanyasına destek istedi.

HABER MERKEZİ

Güncelleme Tarihi: 13 Temmuz 2021, 15:06
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER